Tülay Tuğcu ve Karahanoğlu Paşa suçlamaların tarafları olarak iddialara
yanıt verdi
ESKİ Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, başkanlık yaptığı dönemde,
“Cumhurbaşkanlığı seçiminde toplantı nisabıyla ilgili karar öncesinde
ne bir komutan ne bir asker ya da sivil kişiden ima dahi gelmediğini”
belirtti. Tuğcu, yazılı bir açıklama yaparak, bir süredir çeşitli
gazetelerde, “Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde
toplantı nisabının 367 olması gerektiği yolundaki karardan önce, dönemin
Deniz Kuvvetleri Komutanı ile telekonferans yoluyla konuşulduğu ve
istedikleri gibi karar verilmezse darbe yapılacağı biçiminde, mahkemenin
tehdit edildiğine” ilişkin iddiaların yer aldığını ifade etti.
Tuğcu, açıklamasında “Dönemin mahkeme başkanı olarak böyle bir olayın
kesinlikle muhatabı olmadığım gibi ne bir komutan ne bir asker ya da sivil
kişiden bu yönde değil tehdit, ima dahi gelmemiştir. Bundan kuşku
duyulmamalıdır” dedi.
Karahanoğlu: Haberler akla ziyan
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Yener Karahanoğlu’nun,
Anayasa Mahkemesi’ne 367 davasıyla ilgili kararı öncesinde baskı
yaptığı iddiaları bir süredir basında tekrarlanıyor. Karahanoğlu’nun,
dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu ile görüştüğü, “367
konusunda istenilen yönde karar almazsanız, ordu darbe yapacak”
dediği, Tuğcu’nun, “Bunu çocuklarıma anlatamam” diyerek
tepki verdiği, hatta “gözyaşlarını tutamadığı” ima
ediliyordu.
Fikret Bila'ya konuşan Karahanoğlu, bu konudaki haberleri ve köşe
yazılarını hayretle karşıladığını belirtti. İşte Paşa'nın açıklamaları:
‘Kimseyle konuşmadım’
“Dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Hanım’ı tanımam. Resmi
törenlerde el sıkışmak dışında bir görüşmem, konuşmam olmadı. Onun sayısı
da üçü geçmez. Tülay Hanım’la da mahkeme üyeleriyle de bir görüşmem,
konuşmam olmadı. Bu nedenle gazetelerde çıkan haberlerin, yazıların tamamı
hilaf-ı hakikattir.”
‘Haber verilerek darbe mi olur?’
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Karahanoğlu, haberlerde yer alan iddiaların
mantık dışı ve saçma olduğunu da ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çıkan haberler, yazılar doğrusu akla ziyan. Bir kuvvet komutanı,
Anayasa Mahkemesi Başkanı’nı veya bir üyeyi arayıp, ‘şu kararı
almazsanız, darbe yapacağız’ der mi? Bunun akla sığan bir tarafı var
mı? Mantıklı bir yönü var mı? Olacak iş mi? Ayrıca öyle haber verilerek
darbe mi yapılır? Darbe yapmanın da kuralları vardır, gizliliği vardır. Bu
bile düşünülse, iddiaların saçma olduğu anlaşılır.”
‘Arkadaşımla görüşürüm’
Karahanoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Deniz Kuvvetleri kökenli üyesiyle
(Serdar Özgüldür) kişisel dostluğu sebebiyle zaman zaman görüştüğünü, ancak
görüşmelerin hiçbirinde davaları konu etmediklerini belirterek şöyle
dedi:
“Deniz Kuvvetleri’nden Anayasa Mahkemesi üyesi arkadaşımla
görüşürüm. Aynı üniformayı yıllardır taşımışız. Arkadaşlığımız, dostluğumuz
var. Ama bu görüşmeler özel arkadaşlık görüşmeleridir ve hiçbirinde hiçbir
dava konu edilmemiştir.”
‘Hukuka saygılıyım’
Karahanoğlu, hukuka ve hukukçulara her zaman saygılı olduğunu belirtti ve
şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ben hukuka, adalete her zaman saygılı olmuşumdur. Yemin ettiğimden
beri hep hukuka saygı göstermişimdir. O nedenle herhangi bir şekilde bir
davaya müdahale etmeye çalışmak, mahkeme başkanı veya üyeleriyle böyle bir
konuşma yapmak aklımdan bile geçmez. Hukuka ve hukukçulara çok önem
veririm, her zaman kendi görevlerimde de hukukçulara danışarak karar
vermişimdir.”
Tuğcu’nun karşı oyu
Karahanoğlu, bu sözleriyle iddiaları yalanlamış oldu.
Dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu da, arkadaşımız Gökçer
Tahincioğlu’nun haberinde göreceğiniz gibi, iddiaları yalanladı.
Öte yandan, dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu’nun, 367
davasıyla ilgili olarak, mahkemenin yetkili olmadığı ve esasa
geçilemeyeceği yönünde oy kullanmış olması da dikkat çeken bir yön. Tuğcu,
367 şartının aranması gerektiği yönünde baskı gördüğü iddialarına rağmen,
CHP’nin yaptığı başvurunun usul olarak reddi yönünde oy kullanmıştı.
____________________